Dükkanın Tuvaletinde

Günlerden bir pazar günüydü. O gün tekrar öbür günler gibi sıkıcı geçecek diyordum kendi kendime. Yolda işe giderken “acaba biraz dolaşsam mı?” diyordum. Çünkü çalıştığım mağaza saat onbirde açılıyordu ve saat dokuz buçukta ben Taksimdeydim. Bir an baktım ki patranomun yeğeni Fatih, mağazayı erken açmıştı ve bende içeri girdim. İçeride bir adet bayan alıcı vardı. Sarışın bir yetmiş boylarındaydı. Kendine etek ve body bakıyordu. Derken her vakit ki müşterilerden biri zannettim. İlgimi fazla çekmedi. Ama mağazanın içinde dolaşırken bir ara göz göze geldik ve bu benim fazla hoşuma gitti. Ve yanlarına yaklaşarak Fatihe “Bana bırak! Ben hanımefendiyle ilgilenirim” dedim. Oda derhal oradan uzaklaştı. Derken biz yavaş yavaş muhabbet etmeye başladık. Ve bir yandan da ona etek gösteriyordum. Daha sonra bana adımı sordu bende “Erkan” dedim oda bana “Suna” dedi. Ben de ne iş yaptığını sordum. Bana, Taksimde bir otelde çalıştığını söyledi ve ona bir etek bir de body verdim denemesi için. O da derhal yanımdaki kabine girip denemeye başladı. Aynı zamanda kabinin perdesini kapatmadı. “Manzara dudak uçuklatacak tarzdaydı!” Üzerindeki gömleği çıkartınca içinde sütyen olmadığını gördüm ve ona doğru şöyle bir göz gezdirip iri ve dimdik göğüslerine bakarak bu kızı kaçırırsan kendime yazık edeceğimi söyledim ve derken eteğini indirdi ve o pürüzsüz şeftalisi ortaya çıktı. Bana şöyle bir baktı “Acaba bakıyor mu?” diye. Baktığımı farkettiğinde derhal şeftalisinin üzerinde ellerini bir kaç kez dolaştırdı. Giydikleriyle aynada kendine bakıyordu. Bir kaç defa bunu tekrarladı ve daha sonra bana tuvaletin nerede olduğunu sordu. Bende derhal gösterdim. Aşağı tuvalete inerken ona verdiğim mini etekle aşağı indi.

Tuvaletten çıktı ve merdivenlerden yukarı çıkarken öyle bir görünüm vardı ki dudak uçuklatacak tarzdan. Baçak arasındaki şeftali o kadar güzel duruyordu ki yeterince tahrik olmuştum ve merdivelerin sonuna gelirken bana nasıl beğendin mi dedi bende bayıldım dedim. Yukarı çıktık. Bir body, birde etek almıştı. Yanında ise bir ehliyeti birde beş milyon parası vardı. Bana doğru üzerindekileri çıkartırken ne kadar olduğunu sordu. Bende on milyon dedim. Halbuki iki milyondu ve bana o kadar parasının olmadığını söyledi. Benden indirim yapmamı istedi. Olmaz dedim. Buna bir deva bulmamı gerekirse ehliyetimi bırakacağını söyledi. Ona da olmaz dedim. Ama bana bir defa verirse ona ikisini vereceğimi söyledim. Oda bana fazla ucuza gidiyoruz dedi. Yani kısacası “Tamam” dedi. Derken aşağıya indik. Bayanlar tuvaletinin orada benim dudaklarıma yapıştı. Daha sonra bana bu olmasaydı zaten bunu yapacağımızı söyledi. Dudaklarını öperken yavaş yavaş gömleğinin düğmelerini açtı. Bunun üzerine onun göğüslerini yalamaya başladım. Oda benim aletimi şortumun içinde okşuyordu. Alanın dar olmasına karşın bir hayli iyi gidiyordu bende onun iri göğüslerini yalarken yavaş yavaş şortumu indirdi ve aletimi ağzına aldı. Birden yüklendi ve “Devam et!” demeye başladı! Yavaş yavaş yalıyordu bense çıldırmak üzereydim. Belkide bir ayı aşkın süredir biriyle birlikte olmamam ve de hiç ufaklığa alaka göstermemem benim derhal boşalmama sebep oldu. Daha sonra klozetin üstüne oturup baçaklarını açtı ve o muhteşem görünümdeki şeftalisini yalamaya başladım. O bal kutusunun üstünde dilimi gezdirirken o kadar aka bir haz alıyordu ki anlatmaya kelimeler yetmez. Domaldı ve benim onu arakadan yapmamı istedi bende derhal arkasına geçip başladım aletimin kafasını yavaş yavaş sokmaya. Birden yükledin ve bana hadi devem et devam et diyordu. Bir yandan da inliyondu. Ben gidip gelirken o muhteşem gögüslerini okşuyordum. Nihayet boşaltım derinliklerine… Ben bir hayli yorulmuştum ama o daha doymamıştı. Derhal benim dudaklarıma yapıştı ve yalamaya başladı. Sıra şimdide en aka ve en güzel yerde dedi. Derhal başaşağı eğilip benim aletimi yalamaya başladı. Derken ağzına aldı. Yavaş yavaş kalkmaya başlıyordu. Kaldırdı ve beni klozetin üstüne otutturdu. Oda benim üstüme oturdu. Derhal kendi kendine oturup kalkmaya başladı. Bu da benim bir hayli hoşuma gitti. O, aşağı yukarı giderken bir yandanda dudaklarımı öpüyordu. Yavaş yavaş ikimizde orgazmın doruklarına çıktık. Niyahet ikimizde birlikte boşaldık. Kısa bir süre içinde de toparlandık. Yukarı çıktığımızda herkez mağazaya gelmişti. Kapının yanında onu geçirirken herşey için fazla teşekkür etti.